Reichstag’ın Tepesinde Bir Türk

Bugün 9 Mayıs. Avrupalılar için anlamı çok büyük. İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa cephesi, 73 yıl önce bugün, Almanya’nın teslim olmasıyla resmen sona erdi. Sovyet dünyasının mirasçıları içinse “Büyük Vatanseverlik Savaşı“nın sonu, “Zafer Günü” [8 Mayıs, V-Day; 9 Mayıs, День Победы (Den Pobedi)]. Sabah erken saatlerde, Vladimir Putin‘in söylevi sonrası, Rusya Federasyonu, “yenilmez” yeni füzeleriyle birlikte bir gövde gösterisi yaptı. “Parad“lar, yani millî günlerde düzenlenen bu askerî yürüyüş törenleri, birkaç yıl öncesine kadar bizim ülkemizde olduğu gibi, Rus toplumu için çok büyük önem arz ediyor. Kaldı ki bu “Zafer“in hissesi sadece Ruslara ait değil:

DcwIGoTWsAA4SMj

Azerbaycan’ın kurumsal hesaplarından bugün paylaşılan “Faşizme Karşı Zafer Günü” posteri.

13406f510a27a735642abd44a0af8acc_resize_w_1200_h_678

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, II. Dünya Savaşı gazileriyle birlikte, 9 Mayıs 2018. Nazarbayev konuşmasında, “Kazakistan cepheye 1,8 milyon asker gönderdi, yarısı geri dönmedi. 500 yurttaş Sovyetler Birliği kahramanı oldu,” dedi.

Tüm bunları bir araya getirip bu ilginç başlığı vermemin sebebi, geçenlerde bir Rus Büyükelçiliğinin twitter hesabından paylaşılan şu — benim için —  gayet ilgi çekici bilgi:

Ekran Resmi 2018-05-09 14.25.54

Yıllar önce, Focus dergisinin şu an hatırlayamadığım bir sayısında, II. Dünya Savaşı’nda Türkiye savaşmadıysa da toplamda altı yüz bin kadar Türk’ün hem İttifak hem Mihver Cephesi’nde çarpışmış olduğunu okumuştum: Kıbrıslı Türkler, Yunanlılarla birlikte Epir Dağları’nda İtalyanlara göğüs germiş; Tatarlar ve Kıpçaklar Nazi ordusunu önce durdurmuş sonra Berlin’e dek Almanları kovalamış; bu arada Balkanlarda ve Sovyetlerde kimi etnik Türk askerler, Sovyet karşıtı propaganda ve İslamî jargonla Mihver Cephesi’ne firar etmişti. Almanların kurduğu “Türkistan Lejyonu“, “İdil-Ural Lejyonu“, “Kuzey Kafkasya Lejyonu” ve “Kafkasya Müslüman Lejyonu” onlarca taburdan meydana geliyordu.

Başka bir yazının konusu olacak ve çok daha derin bir araştırma gerektirecek bu konuyu bir kenara bırakarak, Rahimcan Koşkarbayev (Рақымжан Қошқарбаев)’e geri dönmek istiyorum.

Kızıl Ordu, Berlin’i 16 Nisan itibariyle güneyden ve doğudan kuşatmış; Mareşal Jukov, Hitler’in doğum günü olan 20 Nisan’da şehrin merkezine doğru ilerlemeye başlamıştı. Hitler‘in 30 Nisan’daki intiharından habersiz iki Sovyet askeri, Grigori Bulatov ve Rahimcan Koşkarbayev; III. Reich‘ın sembolü Reichstag‘ın tepesine çoktan Kızıl Bayrağı göndere çekmişlerdi.* Bina hâlâ Alman askerlerinin kontrolündeydi. Naziler, bu bayrağı gece vakti indirmeyi başarmış; ezici galibiyeti takiben, 2 Mayıs günü de savaşın en görkemli fotoğraflarından biri olan “Reichstag Üzerinde Yükselen BayrakYevgeni Haldey tarafından çekilmişti.

Stamps_of_Azerbaijan,_2010-903

O kader anında henüz teğmen rütbesinde olan Koşkarbayev, 1924’te Astana’da (o zamanın Akmolinski’si) doğmuştu. Berlin Muharebesi’yle birlikte yükselen Koşkarbayev, kimilerine göre babasının burjuva kökenli olması sebebiyle, hiçbir zaman en yüksek nişan olan “Sovyetler Birliği Kahramanı” (Герой Советского Союза; “Geroy Sovietskogo Soyuzamadalyasıyla ödüllendirilmedi. Onun yerine “Kızıl Bayrak Nişanı” (Орден Крaсного Знамени; “Orden Krasnago Znameni“) ve birkaç madalyayla taltif edildi. Savaş sonrasında Almaata’da otel yöneticisi olarak çalıştı ve yine bu şehirde, 1988 yılında vefat etti.

Kazakistan Londra Büyükelçiliği sayfasından tercümeyle, Koşarbayev’in bu tarihî an’a dair anılarını aktarıyorum:

“Grigori Petroviç Bulatov ile birlikte neredeyse yedi buçuk saat sürünerek ilerledik. Hayatta kalacağımızı hiç düşünmedim. Reichstag’a birkaç metre kala, her ihtimale karşın, sancağın bir kenarını çözerek askerî birliğimizin numarasını yazdım. Ölmeye vaktimiz yoktu, ölmemeliydik, her hâlükârda Kızıl Bayrağı, Reichstag çarpışmasını aşarak ulaştırmamız lâzımdı.”

DcAe3H7WkAAK1bh

Bugün, Astana’nın caddelerinden biri Koşkarbayev‘in adını taşıyor; Almaata’daysa kendisine ithaf edilmiş bir anı plaketi yer alıyor. 7 Mayıs 1999 tarihli, Nazarbayev‘in imzasını taşıyan bir kararla Koşarbayev‘in anısına “Halk Kahramanı” (Khalyk Kaharmany) nişanı verildi.

İsimsiz pek çok kahramanla birlikte Koşkarbayev, bugün kendi Kazak-Kırgız halkının ulusal kimliğinde önemli bir yer tutuyor.

Ek kaynakça:

*Koşkarbayev‘in biyografisi maalesef boşluklarla dolu ve ilk taramada göze en çok çarpan kaynak, utanarak ilave ediyorum, Vikipedi oluyor. Buraya sadece, bayrağın dikildiği saatin 22.40 suları olduğunu belirtip Viki’yi kaynak olarak gösterek duracağım.

Kırgızistan’la ilgili iki fotoğraf için: Azattyk Radiosu

Azerbaycan pulu: Wikimedia

**Türk halklarının savaştaki rolü için bir kaynak:

İkinci Dünya Savaşı ve Türk Dünyası, Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) Yayınları, İstanbul, 2016 (pdf)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s