Simit

030f238cd532f83eedc8d41a8745a7f3

Onu ilk ne zaman gördüm, hatırlayamıyorum. Sadece, ilk karşılaşmamızda tattığım his bugün bile damağımda. Çıtır çıtır, sımsıcak; susam tanelerinin üzerinden yayılıp bir şekilde burnuma ulaşan hafif, sade ama az evvel çıktığı fırın ateşini canlandıran kokusuyla aklımdan çıkmıyor. Yer yer siyaha çalan bir kahverengi, genelde, rengi kırmızı ile kahverenginin en güzel birleşiminden doğmuş. Platon görse şeklini, tüm felsefesini bir kenara bırakıp, “İşte bu,” derdi; “Budur, idealar âleminin en ulu formu.”

“Simitçi, simit!”

Bağdat Caddesi’ni, annemin bir elinden tutarak, adımlar, belki her yüz metrede bir simitçilerin kırmızı renkteki tezgahlarına denk gelirdim. Sonra, en güzel Şehrin, en sevdiğim Şehrin, her bir semtini yaşayarak, hissederek gördüm ki bu yüz metre ona da düşer, yirmiye de. Tek değişmeyense o sıcaklık, o lezzet, o enfes…

“Taze bunlar!..”

Evliyâ Çelebi 1600’lü yılların hengâmesinde en az yetmiş ayrı simit tezgâhı sayıyor Dersaadet’te. O günün Kostantiniyesi’ndeki martıların sulbünden kaç martı nesli gelip geçti, bunu ancak Boğaz bilir. Ama her martı nesli gibi; İstanbul, Türk İstanbulu olduğundan beri, her – İstanbullu- insan nesli de simitsiz bir hayat geçirmedi.

İnsanı ne eşitler? Din? Siyaset? Para? Giyim?
Hiçbiri!
Her İstanbulluyu eşitleyen tek şey simittir.

 

CKSXJyNVEAAKRs0

Gevrek muhabbetine, Ankara simidinin çıtırlığına kanmasın kimse. İstanbul’u İstanbul yapan bir şey varsa -ki o simittir-, İstanbullunun o şeyden vazgeçmeye niyeti yoktur.

Annemin elinden tuttuğum günler çok geride kaldı. Artık iki kıta arasında tek başıma, kulaklıklarım ve bir elimde telefonum, her gün geçip gidebiliyor(d)um. Binbir güçlük içinde vapura ayak basar basmaz, ne yaptığımı, herkes tahmin edebilir. “Bana da, usta,” diye seslenir(d)im önce, vapurdaki işletmeciye ve tavşan kanı, o güzelim bardak içinde önümde belirir(di). Sonra yerime geçer, (her zaman keyfime göre; ya “tarihî yarımada” ya da Üsküdar’ı seyre dalacak bir pozisyonda, yer belirler), çantamdan az evvel aldığım simidi çıkarır(d)ım.

Parantezler, -d’ler de ne, diye soracaksınız.
Bir süre oluyor ki yedi tepeli Şehrimden uzaktayım.
Annemden uzaktayım, Boğaz’dan uzaktayım, simitten uzaktayım. Bundan bize ne, diye hayret edeceksiniz.

Annemden uzaktayım -lâkin- Akdeniz’deyim ve aylar sonra simit gördüm.

Dilimi konuşmayan, duygumu paylaş(a)mayanların ülkesinde bir markete girdim birkaç gün önce. Gayretle içeri girdim. Konserve yaprak sarmalar mı dersiniz, kalıp kalıp kaşarlar mı? Gözlerimin içi gülerek ilerlerken bir perdenin arkasında onu gördüm.

Onu ilk ne zaman görmüştüm, hatırlayamıyorum. Ama son görüşüm bugün bile aklımda.

Taze, değildi; çıtırlıkla uzaktan yakından alakası yoktu. Üzerindeki kızıllık solmaya yüz tutmuş; saatlerce yanmaktan ilerigelecek gölgeler, susamların üzerine henüz düşmemişti.

Tuttum, burnuma yaklaştırdım.

Önce bir vapur düdüğü duyuldu, davetkârdı. Barbaros’tan koşmaya başladım. İki milim daha yaklaştı elim yüzüme. Akbili bastım, turnikeden geçip derin bir “Oh!” çektim. Merdivenlerden çıkıp sola döndüm. Kuyruk vardı, “Amaan,” dedim elimi sallayarak. Üç dakika, geçti, mi bilmiyorum. “Bana da,” dedim her zamanki abiye. Gülerek uzattı, “Buyrun.” Dolmabahçe geride kalırken kulaklığımı taktım. Müzeyyen’di telefondaki, “Bu akşam gün batarken gel,” diye başlamıştı. Çantamdan onu çıkardım. Tuttum, bir hamlede…

“Mösyö, vuz an vule?”

Dilini paylaşmadığım bir adamın sesiyle rüyadan ulaştım. Hızlıca önüne birkaç bozukluk bırakıp kayıplara karıştım.

Ocak 2018

 

*Kapak fotoğrafı Bülent Kılıç/AFP/Getty’den, yazı içindeki fotoğrafı Twitter’dan aldım.

**Yazıyı Ocak 2018’de Fransa’da iken yazmıştım. Bu “gurbet hikâyesi”ni şimdi yayınlıyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s