Güldeste / Florilège – I

TDK'ya göre kelimenin anlamı "seçki". Farsça "çiçek" demek olan "gul" (گل) ile "el" (دست) kelimesinden türeyen ve "bir elin tutacağı miktar, tutam" anlamındaki "deste"den (دسته) meydana geliyor. Peki, Farsça kökenli bu kelime topluluğunun, Farsçada bir anlamı var mı? Şaşırtıcı ama bizimkinden hayli farklı anlamlara geliyor! Bunlardan ilki, tabii ki "gül destesi", Fransızca "bouquette" dediğimiz ("buket") küçük … Okumaya devam et Güldeste / Florilège – I

Reklamlar

Mayıs 2018 — Yeni Kitaplar

Histoire de la Turquie, de l'Empire à nos jours, Hamit Bozarslan, Editions Tallandier, France, Mart 2015, 680 s. İletişim'den "Türkiye Tarihi, İmparatorluktan Günümüze" ismi ve Işık Ergüden çevirisiyle Türkçeye aktarılan kitap, Türkiye'nin yakın tarihini konu alıyor. Nizâm-ı cedid'den başlayarak Erdoğan Türkiyesine ülke tarihine daha çok sosyolojik ve antropolojik bir bakış sunan eser, muadili tarihlerden farklı. … Okumaya devam et Mayıs 2018 — Yeni Kitaplar

Nisan 2018 — Yeni Kitaplar

Bu ay sonunda, Fransa'nın kuzeydoğusundaki, bizim özellikle tarih dersinden tanıdığımız, Alsas bölgesine hanımı alıp gittim ve -nihâyet- sevgili dostlarım Onur ve Makbule'yle kitap âlemine gark oldum. Güzeller güzeli, yüzyıllar içinde Alman etkisinde serpilip büyümüş ve Fransa'ya 1945 sonrasındaki -yeniden- dahline dek Alman karakterini korumuş Strasburg üzerine elbette ayrıca yazmak isterim. Ve onun kıyısındaki, birkaç adımda … Okumaya devam et Nisan 2018 — Yeni Kitaplar

Mart 2018 – Yeni Kitaplar

Euro almış başını gidiyor. Arada Mahfi Eğilmez'in blog'unu okuyorum; ekşi'yi yan gözle süzüyorum; at yarışı takip eder gibi borsa app'lerine bakıyorum. Kuşlar uçuyor, ben kitap alıyorum. El mecbur, bu ay daha da az, ancak tatmin edici: Le Chant des morts, Pierre Reverdy, Pablo Picasso, Gallimard, Fransa, Ekim 2016, 127 s. Pierre Reverdy (1889-1960), Paris'in hovardalık … Okumaya devam et Mart 2018 – Yeni Kitaplar

Şeyh Galib Empirizmi

Şeyh Galib, Locke'dan aşağı yukarı bir asır sonra yaşadı. İngiliz empirizmi, İstanbul'daki tekke ehlini nasıl etkiledi, bilemiyoruz. Ancak, belki de tesadüfî olarak, elimize geçen evrensel bir tek gerçeklik var: "tabl-ı tehîden gümdür suhanler"